İlişkilerde Enerji Tektir
Hiç kendinizi kandırmayın. İster sevgiliniz, ister eşiniz, ister arkadaşınız, ister patronunuz olsun. Toplam enerji tektir. Bu enerjiyi başka bir yerden almadan arttırmanız da söz konusu olmadığı gibi başkasına da sizde olmayan bir enerjiyi vermeniz mümkün değildir.
Bir ilişkiye kendinizden verdiğiniz kadar sizin enerjiniz eksilir, karşı taraftan aldığınız kadar da artar. Hemen fark etmeyebilirsiniz ama verdiğiniz kadar eksilirsiniz. İşte bu yüzden sosyal ilişkilerde önemli olan, karşınızdaki insana kendi enerjinizden çok ya da az vermek değil, iki kişinin de mutlu ve huzurlu olacağı düzeyde bu enerjiyi dengede tutabilmektir.
Read More »İlişkilerde Enerji Tektir
Kendi değerinizin farkına varın, çünkü bu dünyanın en vazgeçilmez kişisi kesinlikle sizsiniz. Hayat sizin hayatınız ve yaşadıklarınız sizin çevrenizde yaşananlardan ibaret. Kendinizi bir filmin baş rol oyuncusu gibi düşünün. Bu sizin filminiz, başka kimsenin değil. Kalabalık bir sokakta yürürken yanınızdan geçen insanlara bakın. Onlarca farklı hayat, onlarca farklı film, binlerce milyonlarca farklı düşünce. Siz onların filmlerinde aynı sokakta yürüyen bir figüransınız sadece. Onlar da sizin için birer figüran. Bir tanesinin eksilmesi sizin hayatınızı sizin filminizi değiştirir mi? Hayır. Ama onun filminde baştan sona bir değişiklik anlamına gelebilir.
Elinizdeki bir şans kuponuna büyük ikramiyenin çıkması, milyonda milyarda ya da on milyarda bir oranında olasılık olabilir. Ama eğer bu oran gözünüzü korkuttuğu için hiç kupon doldurmaz, bilet almazsanız, bu şansa da sahip olamazsınız.
Bir çoğumuz aslında zorunda olduğumuz için değil de alıştığımız için bazı şeyleri yapmak zorunda hissettiğimizin farkına bile varmayız. Halbuki bu dünyada alternatifi olmayan hiç bir şey yoktur. En seçimsiz sandığımız konularda bile, en zorunda olduğumuzu düşündüğümüz konularda bile aslında bir seçim yaparız. Hayatımızın kalitesini oluşturan en önemli kriter de bu yaptığımız seçimlerdir.
Apartman inşa etmek gibi bir amacınız olduğunuz düşünün. Ne yaparsınız? Önce yeterince derin bir çukur kazarsınız, sonra büyük bir özenle temelini oluşturursunuz.
Bazen aslında kendi kendimize yaşamadığımızı ve aslında bizi sürekli itekleyen şeyin hayatın kendisi olduğunu farkettiğiniz oluyor mu? Belli bir düzeni kurana kadar hep kendi isteklerimizle ve kararlarımızla, belki de biraz ailemizin veya çevremizdekilerin yönlendirmeleriyle ilerliyoruz. Her şey kurulduktan sonra ise bir sonraki büyük değişikliğe kadar otomatik pilota bağlıyoruz sanki. Hayat bizim adımıza kendi kendine ilerlerken biz uyku moduna geçiyoruz. Hatta çoğu zaman uyku moduna geçmek için düzenin tamamen kurulmasını bile beklemiyoruz. Bazı kararları kendimiz almak istemediğimizden, gidişatına bırakabiliyoruz.