Bireysel Emeklilik’te Otomatik Katılım ve Operasyonel Verimlilik

By | 14 Ocak 2017

Bireysel Emeklilik'te Otomatik Katılım ve Operasyonel Verimlilik

Bireysel Emeklilik’te Oto Katılım’ın 1 Ocak 2017 itibarıyla yürürlüğe girmesiyle Bireysel Emeklilik sistemine de hareketlenme geldi. Oto katılım kanunu yayınlandıktan sonra 2016’nın son çeyreğinde tamamlayıcı alt mevzuat’ı yayınlandı yayınlanacak derken şirket altyapılarının hazırlıkları da son hız devam ediyordu.

Tüm Türkiye’de yaklaşık 13 milyon kişiyi kapsayacak olan yeni otomatik katılım sistemine dahil olan çalışanların yaklaşık yarısının da sisteme dahil olduktan sonraki ilk 2 ay içerisinde cayma haklarından faydalanması bekleniyor. Diğer taraftan, bu hareket şirketlerin operasyonel açıdan büyük bir yükün altına girmesi anlamına geliyor.

Bireysel emeklilik sisteminde gönüllü olarak sisteme katılmış 13 senede 6 milyon katılımcının biriktiğini göz önünde bulundurursak, oto katılım sisteminin mevcut hacmin iki katı kadar bir giriş yaratacağını, mevcut katılımcı sayısı kadar da bir çıkış yaratacağını söyleyebiliriz. Emeklilik şirketleri, halihazırda varolan insan kaynağı ve operasyonel yapılanmalarıyla bunu sağlamakta zorlanacaklardır.

Otomatik katılım ile birlikte emeklilik şirketleri yoğun bir şekilde sisteme giriş ve cayma talepleriyle, katılımcıların faizli – faizsiz fon tercih değişiklikleriyle, ara verme talepleriyle ve iş değişikliği sebebiyle yapılacak birikim transferi işlemleriyle baş etmesi gerekecek. Bir süre sonra da fon dağılım değişiklik talepleri ve erken çıkış talepleri yoğunluğu yaşanacak.

İşte bu yüzden emeklilik şirketlerinin otomatik katılım sistemindeki operasyonel işlemlerin maksimum verimlilikte gerçekleştirilmesi için yenilikçi çözümler bulmaları ya da mevcut çözümlerini otomatik katılım ile uyumlaştırmaları şart.

Toplu İşlemler
Emeklilik şirketlerinin bu dönemde uygulayabileceği çözümlerin başında toplu işlemler yapmak geliyor. Operasyonel verimlilik açısından aynı tip işlemleri bir arada yapmak her zaman fayda sağlamaktadır. Normal şartlarda teker teker yapılması gereken işlemlerden uygun olan bazılarının şirket sistemleri tarafından toplu olarak gerçekleştirilmesi de maliyet ve kaynakları etkin kullanmak açısından bir çözüm olabilir.

Self Servis Uygulamalar
Yoğun işlem ihtiyaçlarının karşılanmasında fayda sağlanabilecek diğer bir yöntem ise self-servis uygulamaları. Yani katılımcıların kendi taleplerini kendilerine özel güvenli alanlardan karşılamaları. Bu yöntem sadece teknolojik bakım maliyeti içermesi ve insan dokunuşuna minimum ihtiyaç duyması açısından oldukça etkindir.

Alternatif Kanalların Kullanımı
Tabi ki self-servis uygulamalardan sonra alternatif kanallardan bahsetmemek olmaz. Özellikle internet, IVR, ATM, Mobil sistemlerin kullanımının maksimize edilmesi de otomatik katılımlı bireysel emeklilik sistemi için vazgeçilmez aksiyonlardan.

Süreç Güncellemeleri
Tüm bunların yanısıra aslında yıllar içerisinde oluşturulan süreçlerin yenilikçi bir bakış açısıyla gözden geçirilmesinde fayda var. Çünkü yıllardır aynı işi yapan kişilerde oluşan iş körlüğü, onların süreçlerindeki israf noktalarını, gereksiz iş yüklerini görmelerine engel teşkil edebiliyor. Süreçler gözden geçirilerek, gereksiz işlerin elimine edilmesi de maliyetsiz fayda sağlamanın en kolay yolu olarak görülebilir.

Bütün bunların ışığında, emeklilik şirketlerinin otomatik katılımla birlikte operasyonlarının sıkı bir değerlendirmeye aldıklarını söylemek yanlış olmaz. Bu sayede kendilerini tazeleyen emeklilik şirketlerinin, otomatik katılım döneminde de eskiden olduğu gibi sektörün daha da ileriye taşıyacaklarından şüphemiz yok.

Can Demirağ

Bir Yorum Yazın